Hiç bilmeyen biri borsaya nasıl girebilir? | Sayfa 2
Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

Tuketicifinansman.net | 23 Kasım 2017

Yukarı dön

Yukarı

Hiç bilmeyen biri borsaya nasıl girebilir?

Deniz Akay | Son güncelleme: 05 Ağustos 2014

4. Pratik yapın

Gerçek parayla hisse senedi alıp satmadan önce, seçimlerinizi kağıt üzerinde yazarak pratik yapın. Bu size çok gereksiz ve heyecansız geldi değil mi? O zaman bunu neden gerekli olduğunu şöyle anlatalım. Bütün yıl çalıştınız ve örneğin kenara 10 bin TL ayırdınız. Bunu senelik yüzde 10 faiz oranıyla vadeli mevduata yatırdığınızda, tam bir sene sonra 11 bin liranız olacak. Şimdi bu parayı fvadeli mevduat yerine çok güvendiğiniz bir hisse senedine koyduğunuzu düşünün ve aynı gün bu hisse senedi yüzde 10 değer kaybetti. 10 bin liranız tam bir gün sonra 9 bin liraya indi. Nasıl hissedersiniz?

Almayı düşündüğünüz hisse senetlerini, alım yaptığınız tarihi, hissenin o tarihteki fiyatını, lot miktarını, bu hisse senetlerini almayı neden seçtiğinizi, ödemeniz gereken komisyonları bir deftere yazın.

Makul bir süre geçtikten sonra (bir yıl veya üzerini tavsiye ediyoruz) hisselerinizin Borsa İstanbul’da gerçekte kaç liraya geldiğine bakarak olası kar veya zararınızı hesaplayın. Eğer zarar ettiyseniz, borsaya yatırım yapmak için hazır değilsiniz demektir.

Bir yıl size çok uzun gelmiş olabilir. Emin olun hisse senedi yatırımı için bir yıl çok kısa bir süre. Bu bir yılda paranızın olduğu yerde değer kaybetmemesi için paranızı vadeli mevduata koyun. Borsaya bir yıl geç girmek size o vadeli mevduatın faizinden çok daha fazlasını kazandıracaktır.

5. Yatırım hesabı açın

Türkiye’de hisse senedi alım satımı Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilmiş kurumlar aracılığıyla yapılıyor. Burada bir kurum tavsiyesi yapmamız doğru olmaz. Ancak aracı kurumlar genellikle hesap açılışı için bir ücret almıyorlar. Genellikle alınan tek ücret alım satıma konu olan komisyon oluyor. Dolayısıyla burada alınan komisyon oranı sizin için belirleyici olabilir. Gerçi ilk başta az bir parayla işlem yapacağınız için, burada zaten çok yüksek komisyonlar ödemeyeceksiniz. Bu yüzden bildiğiniz ve güvendiğiniz bir kurumu seçebilirsiniz.

Günümüzde çok aracı kurum yatırım danışmanlığı hizmeti de veriyor. Yazımızın başında da belirttik, hisse senedi yatırımcısını en büyük düşmanı bilgisizliktir. Size doğru bilginin akışını sağlayacak bir yatırım danışmanına para ödemek, uzun vadede kazanmanızı sağlayacaktır.

6. Küçük bir portföy oluşturun

Hangi hisse senedini seçeceğinize karar vermeden önce hangi vadeyle bu portföyü tutacağınıza karar vermelisiniz. Bu işe daha yeni başladığınız için “günlük al-satlar yaparak parayı kırarım” fikrinden hemen uzaklaşın. Bir ayda paranızı ikiye katlamayı beklemek yanlış bir düşüncedir ve bu sizi spekülatif hisselere yönlendirecek, duygusal kararlar almanıza sebep olacak ve büyük ihtimalle para paybetmenize yol açacaktır. Sizin için (ve aslında herkes için) kısa dönemli hisse senedi portföyü 1 sene, orta vadeli 1-5 sene, uzun vadeli 5 sene üzeridir.

hisse sepetiYazımızın başında da belirtmiştik, 1000 lirayla bile hisse senedi yatırımına başlanabilir. Zamanla bu parayı arttırabilirsiniz. Bu miktarda belirliyi olan şey, sizin bu paraya ne kadar ihtiyaç duyacağınızdır. Eğer günlük hayatınızda ihtiyaçlarınızı karşılamak veya acil durum fonunuz için gereken parayı borsaya koyarsanız, daha zamanı gelmeden borsa düşükken bu parayı çekmek istediğinizde, anaparanızın daha azına razı olacaksınız.

Yapacağınız en büyük yanlış, tüm paranızı tek bir hisseye koymak olacaktır. Uzmanlara göre dengeli bir portföy ortalama 4 ila 10 hisseden oluşuyor. Hisse senedini seçerken şirketler değil, birbirleriyle korelasyonu yüksek olmayan farklı sektörler seçilmelidir. Dolayısıyla bir sektör analizi yapmak çok önemlidir, bunun için yatırım danışmanınızdan fikir alabilirsiniz.

Dikkat etmeniz gereken bir diğer konu da ulusal ve global makro koşullardır. Halk Yatırım Stratejisti Işık Ökte bu konuya şöyle değiniyor: “Yüksek faiz ve düşük büyüme oranları genelde hisse senetleri piyasaları için kötü zamanlardır. Düşük faiz ve yüksek büyüme oranları ise para akımlarının olduğu, piyasaların yükseldiği zamanlardır. Düşük faiz olduğu zamanlarda bankacılık ve gayrimenkul yatırım ortaklığı hisseleri tercih edilebilir. Düşük büyüme zamanlarında ise bu gelişmeden etkilenmeyecek, “defansif” olarak adlandırdığımız hisse senetleri vardır. İlaç, gıda, telekom gibi sektörlerin satışları, düşük büyüme ortamında dahi düşmez. Eğer 2007-2008 ABD emlak krizi veya Lehman Brothers’ın batması gibi global tarafta büyük bir rahatsızlık söz konusu değilse, gönül rahatlığıyla hisse senedi portföyü oluşturabiliriz.”

Son olarak Warren Buffet’in bir sözünü ekleyelim: “Akıllı insanların yönettiği şirketleri satın alın.
1 2 3. sayfa için tıklayın 4

Sayfa: 1 2 3 4