Faiz aynı, peki ya yıllık maliyet oranı?
Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

Tuketicifinansman.net | 07 Aralık 2016

Yukarı dön

Yukarı

Faiz aynı, peki ya yıllık maliyet oranı?

Editör | Son güncelleme: 05 Ağustos 2014

Banka kredileri arasından seçim yaparken vade, faiz oranı ve miktardan çok, size yansıyacak toplam maliyete dikkat etmeniz gereken bir dönemden geçiyoruz.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) dünya piyasalarına verdiği likiditeyi kademeli olarak azaltacağını açıklaması küresel olarak faiz artışlarını tetiklerken, Türkiye için de benzer bir durum söz konusu.

Fed’in aylık tahvil alımlarını bu yıldan itibaren düşüreceğini açıklaması, makroekonomik verilerin zayıf gelmesi ve Gezi Parkı protestolarının etkisiyle Haziran ayından itibaren tahvil faizleri, mevduat faizleri ve kredi faizlerinde yükseliş gözleniyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bu süreçte faizlerdeki yükseliş için sıksık ‘faiz lobisini‘ suçlaması da dikkati çekiyor. Erdoğan özellikle kendi oy tabanına yönelik konuşmalarda sık sık bankaları ‘fırsatçılık’ yapmakla ve ‘vatandaşın kanını emmekle’ suçlayan ifadeler kullanıyor.

Bu söylem bankaların dikkatini çekmiş olmalı ki, maliyetlerini piyasalardaki yeni koşullara göre ayarlamak durumunda olan bankalar sessiz sedasız tabela faizlerine dokunmadan, yıllık maliyet oranlarını (YMO) artırdılar.

Bunu yapmanın yolu da dosya masraflarını artırmaktan geçiyor.

yillik maliyet oraniÖrneğin Mayıs sonundan itibaren ‘tatil kredisi’, ‘fırsat kredisi’ gibi başlıklarla 3000 TL’lik ihtiyaç kredisi ürününü pazarlayan Garanti Bankası, son iki ayda %0.65 olan faizini değiştirmezken, piyasaların göreceli olarak sakin olduğu günlerde yüzde 12-13 yıllık maliyet oranlarıyla müşterilerine kredi ürünlerini sunuyordu.

Banka gösterge tahvil faizinin yüzde 9’u geçtiği bu günlerde yine %0.65’lik tabela faizini korurken, bu kez dosya masrafı adı altında alınan ücretleri yükselterek, yıllık maliyet oranını yüzde 16.65’e kadar yükseltti.

Vadeler ve tutarlara göre YMO’lar değişkenlik gösteriyor ancak bir gerçek var ki, Rekabet Kurulu’ndan 1.1 milyar liralık ceza alan ve Başbakan’ın da tepkisinden çekinen bankalar şimdilik tabela faizlerine dokunmayarak fazla öne çıkmak istemiyor.

Tüketicilerin, kredi ürünlerini değerlendirirken yıllık maliyet oranlarını baz almaları şart görünüyor. Bankaların bir diğer cinliği ise günlüğü 4 TL, 5 TL, 7TL ödeme sloganıyla pazarladıkları kredilerle yapıyor.

Örneğin Finansbank, ‘Günlük 4 TL’ye kredi olur mu?’ sorusuyla ihtiyaç kredisi ürününü pazarlıyor. İlk bakışta ‘4 TL para değil!’ diye düşünebilirsiniz. Ancak küçük bir araştırmayla bu kredi ürününün yıllık maliyet oranının yüzde 22’nin üzerinde olduğu dikkatinizi çekecektir.

Sözün özü, her bankanın kendi maliyeti var ve artan fonlama maliyetlerini karşılamak adına kaçınılmaz şekilde faiz artırıyorlar. Ancak bilinçli tüketici olarak, kredi ihtiyaçlarınız için araştırma yaparken mutlaka toplam maliyete bakmanızda, bir başka deyişle Yıllık Maliyet Oranı karşılaştırması yapmanızda fayda var. Aksi taktirde “faiz lobisi(!)” aynı ürünü 5 puan yüksekten size pazarlayabilir.