Kredilerdeki KKDF Artışına Danıştay'dan Müdahale
Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

Tuketicifinansman.net | 26 Haziran 2017

Yukarı dön

Yukarı

Kredilerdeki KKDF Artışına Danıştay’dan Müdahale

Editör | Son güncelleme: 05 Ağustos 2014

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF), Danıştay 10. Dairesi’nin 28.10.2010 tarihinden önce imzalanmış sabit faizli sözleşmeler için KKDF artışının yürütmesini durdurulduğunu bildirdi. Dernek Mart 2009’dan beri ihtiyaç kredilerinde yüzde 10 olarak uygulanan, ancak 28 Ekim 2010’da yüzde 15’e çıkarılan Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintisi (KKDF) artışının iptali için geçtiğimiz Kasım ayında dava açmıştı.

TÜDEF’ten konu ile ilgili yapılan açıklamada şu bilgiler verildi:

“28 Ekim 2010 tarihli 2010/974 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden, KKDF oranı değişikliği ile ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığı Bankalar Birliği’ne bir yazı göndermiş ve kredinin kullanım tarihine bakılmaksızın tüketici kredilerinde belirlenen oranın yüzde 15’e çıkarıldığı ifade edilmişti. Bunun üzerine bankalar, 28 Ekim 2010 tarihinden önce imzalanmış sözleşmelerin bu tarihten sonraki taksit ödemelerine de bu artışı yansıtmıştı. TÜDEF bu konudaki hukuki hatanın düzeltilmesi için yargı yoluna gitmiş ve Danıştay’a işlemin iptali yönünde dava açmıştır. Danıştay 10. Dairesi 2010/14697 E. Sayılı kararı ile 28.10.2010 tarihinde önce imzalanmış sabit faizli sözleşmeler için KKDF artışının yürütmesini durdurmuştur.

TÜDEF konu ile ilgili açıklamalarında 28.10.2010 tarihinde önce imzalanmış tüketici kredi sözleşmeleri için yapılan uygulamaların yasa dışı olduğunu vurgulamış ve tüketicileri bankaların çağrısına uymamaya davet ederek ödemeleri itirazı kayıtla yapmalarını, ayrıca konuyu TS Hakem Heyetleri’ne götürmelerini istemişti. Danıştay TÜDEF’in savunduğu görüşleri aynen kabul etmiş ve yürütmenin durdurulmasını aynı gerekçelere bağlamıştır.

Danıştay 10. Dairesinin kararında, 4077 sayılı yasanın 10. Maddesi “Taraflar arasında akdedilen
sözleşmede öngörülen kredi şartları, sözleşme süresi içerisinde tüketici aleyhine değiştirilemez. Ödeme tarihleri, anapara, faiz, fon ve diğer masrafların ayrı, ayrı belirtildiği ödeme planının” tüketiciye verileceği belirtilerek kredinin kullanıldığı tarihte geçerli olan KKDF kesintisi oranı uygulamak suretiyle KKDF kesintisi tahakkuku ettirildiği, bu şekilde kredi kullanıldığı tarihte faiz tahakkuku kesinleşmiş olduğu belirtilmektedir. TCMB tarafından
Danıştay’a gönderilen görüşte de sabit faizli tüketici kredileri ile ilgili olarak kredinin kullanıldığı tarihte düzenlenen ödeme planında yer alan tutarların tahakkuk etmiş nihai faiz olduğu kabul edilmiştir.

Ayrıca Danıştay, İdari İşlemlerin kural olarak tesis edildikleri tarihten itibaren yürürlüğe girecekleri, geçmişte yürüme yasağı olarak ifade edilebilecek olarak da ifade edilebilecek olan bu ilkenin hukuk güvenliği ilkesinin temelini oluşturduğu vurgulanarak Maliye bürokratlarına hukuk dersi vermiştir. Danıştay KKDF’nin temelden
kaldırılması talebine karşı yürütmenin durdurulması ile değişken faizli ve dövize endeksli tüketici kredilerindeki KKDF artışının yürütmesinin durdurulmasını ise reddetmiştir.

Şu anda birçok banka, sabit faizli tüketici kredilerindeki KDDF artışını reddedip iade edilmesini isteyen TS Hakem Heyeti kararlarının tüketici aleyhine bozulması için tüketici mahkemelerine gitmişlerdir. Bu mahkemelerin Danıştay kararı doğrultusunda karar almasını ve bankaların yargı kararına aykırı taleplerini reddetmesini beklemekteyiz. Bankalarca tüketicilerin hesaplarında otomatik olarak kesilen KKDF artışları faizi ile birlikte iade edilmelidir. Maliye Bankalı Gelir İdaresi Başkanlığı her bir tüketicinin tek tek müracaatına gerek kalmaksızın konuyu yargı kararı doğrultusunda düzelten bir genel yazı yayınlamalıdır. Tüketiciler fazladan kesilen yüzde 5 KKDF tutarının iadesini bankalardan istemelidir. Bankalarca iade edilmemesi halinde, ilçelerindeki TS Hakem Heyetleri’ne başvurarak şimdiye kadar fazladan kesilen yüzde 5 KKDF tutarının iadesi ile, bundan sonra kesilecek tutarların iptali ile fon tutarındaki artışı önceki yüzde 10 düzeyine çeken yeni ödeme planının kendilerine verilmesi hakkında karar almalarını talep etmelidir.”