BDDK Tüketici Kredilerine Ayrılan Karşılıkları Artırdı
Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

Tuketicifinansman.net | 29 Mart 2017

Yukarı dön

Yukarı

BDDK Tüketici Kredilerine Ayrılan Karşılıkları Artırdı

Editör | Son güncelleme: 05 Ağustos 2014

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 18 Haziran’da resmi gazetede yayınlanan bir tebliğ ile taşıt ve konut dışındaki tüketici kredilerindeki genel karşılık oranlarında değişikliğe gittiğini duyurdu.

Yeni düzenlemeye göre; tüketici kredileri toplam kredilerinin yüzde 20’sini aşan bankalar ile, donuk tüketici kredilerinin payı toplam tüketici kredilerinin içinde payı yüzde 8’i aşan bankaların; birinci gruptaki tüketici kredileri için karşılık oranı yüzde 1’den yüzde 4’e, ikinci gruptaki tüketici kredileri için karşılık oranı yüzde 8’e çıkarıldı.. Ayrıca, 24 aya kadar olan tüketici kredileri ve 24 aydan uzun süreli olan tüketici kredilerinin sermaye yeterliliği içindeki payları artırıldı.

BDDK’nın yaptığı bir diğer değişiklik ise bu kredilerin vade bitimine yönelik. Kullanılan kredinin sözleşme vadesini uzatmak isteyen banka genel karşılık olarak yüzde 10 ayıracak.

Kısaca özetlemek gerekirse, bundan sonra tüketici kredilerinin toplam kredilerine oranı yüzde 20’nin üzerinde olan bankalar 100 liralık tüketici kredisi için 4 lira karşılık ayırmak durumunda olacak. Takibe düşen alacakları taşıt ve konut kredileri dışındaki tüketici kredilerine oranı yüzde 8’in üzerinde olan bankalar da kredilerin vadeleri süresince yüzde 8 karşılık ayırmak durumunda kalacak. Karşılık oranlarının artması bankalara ek maliyet getirecek, bu artış da tüketicilerin alacağı kredilere yansıyacak.

bddk2Tebliğ’in detayları incelendiğinde, bu düzenlemenin özellikle daha karlı olduğu gerekçesiyle tüketici ve nakit kredilere ağırlık vererek büyümeyi hedefleyen bankaların kredi maliyetlerini yukarı çekecek bir uygulama olduğunu görüyoruz. Bankaların kredi vermesini önleyici değil, ancak ağırlıklı olarak tüketici kredisi vererek karlılığını artırmaya çalışan bankaların karşılık oranlarını artıran mantıklı bir düzenleme. Bu durum bankaları, oluşacak ek maliyetler nedeniyle kredi portföy dağılımındaki dengeyi korumaları için motive edecektir.

Özellikle ödedikleri faiz konusunda hassasiyeti olan ve tüketici kredisi arayan tüketiciler için yıllık maliyet oranlarının önemi biraz daha artmış oluyor. Televizyonda reklamı çıktı diye kredi başvurusu yapmak yerine, yıllık maliyet oranı ve diğer faiz dışı masraflar bazında alternatifleri dikkatli inceleyip karar vermeleri avantajlarına olacaktır, zira bankalar bu karşılık maliyetlerini müşterilerine yansıtmakta çekinmeyecektir.

Öte yandan yine bir çeşit tüketici kredisi olarak kabul edilen kredili mevduat hesabı (KMH) uygulamalarına hala tüketiciyi korumaya yönelik bir düzenleme getirilmemesi, tüm bu sınırlamalara rağmen KMH kullanımını hala karlı bir iş dalı olarak görmelerine imkan veriyor.