Mortgage Brokerlığı ve Emlak Komisyonculuğu Arasındaki İlişkiler
Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

Tuketicifinansman.net | 17 Ağustos 2017

Yukarı dön

Yukarı

Mortgage Brokerlığı ve Emlak Komisyonculuğu Arasındaki İlişkiler

Editör | Son güncelleme: 05 Ağustos 2014

Mortgage brokerlığı mevcut kanuni düzenlemeler kapsamına girmiş değil. 5582 sayılı mortgage kanunu kapsamında öncelikle kanun koyucu otorite, konut finansman kuruluşları ve bireysel tüketiciler arasında gerçekleşen birincil piyasa işlemlerini düzenlemeye çalışmış. Sözleşme öncesi bilgilendirme formu, gayrimenkul değerleme şirketleri ve uzmanları bunlar ile ilgili lisanslama süreçleri gibi. Daha sonra birincil piyasa işlemlerinin sonucunda oluşan teminat havuzları ve bu teminat havuzlarının menkul kıymetleştirilerek ikincil piyasalarda satışa sunulması hakkında düzenlemelere gidilmiştir, ancak mortgage brokerlığı dışarıda kalmıştır.

İstanbul Umum Emlak Komisyoncuları Odası, bu meslek grubu tarafından sağlanabilecek hizmetlerin kalitesini bir standarda getirebilmek için çaba sarfetmekte. Odanın vizyonu emlak komisyonculuğu ve mortgage brokerlığı faaliyetlerinin yana yana aynı çatı altında yürütülmesi yönündedir.

Mortgage gibi global ve derinlikli bir sektörde faaliyet gösteren tarafların görev, gelir ve sorumlulukları net bir şekilde çizilmiş olmalıdır. Sektör içersinde yapılan yanlış uygulamaların toplumsal ve ekonomik sistemsel etkilerini çok süratli ve zincirleme bir şekilde yaşanacaktır.

Emlak komisyonculuğu ana faaliyet geliri olan gayrimenkul alım satımından oluşan komisyon ve benzer gelirlerin mortgage brokerının faaliyetlerinden sağladıkları gelirlere dahil olmasının muhtemel sakıncaları neler olabilir? Alım satım işleminden sağlanacak komisyonun yüksek ve cazip olması durumunda tüketicilerin finansal yapılarına uygun olmayacak borçlanma alternatiflerine yönlendirilmesi söz konusu olur. Bu da ekonomik dalgalanmalarda ve gayrimenkul fiyatlarının düşmesi gibi durumlarda, benzer şekilde yönlendirilmiş müşterilerin ödeme güçlüğüne düşmesine neden olacaktır.

Ödeme güçlüğüne düşen tüketicilerin sayısında beklenmedik bir artış olursa bu, tüketicilerin teminatlarının dahil oldukları havuzların değerlemesini olumsuz yönde etkileyecektir. Teminat havuzlarının oluşturduğu menkul kıymetlerin getiri performanslarına direkt etkisi olacaktır.

Mortgage ikincil piyasa ürünlerinden oluşan menkul kıymetlerin, diğer yatırım araçlarının sunduğu getiriler ile rekabet edememesi durumunda, menkul kıymetleştirmenin satışından elde edilmesi beklenen kaynak miktarı olumsuz etkilenir. Bu durum mortgage borçlanma maliyetlerinin yükselmesine, yüksek maliyetli mortgage kredileri de sektörün yavaşlamasına sebep olur.

Sistemin sorunsuz bir şekilde işlemesinin temeli tüketicinin kredibilitesi ve alınan teminatın değerlemesinin sağlıklı ve bağımsız bir şekilde yapılmasına dayandığından, tüketicinin konut finansmanı taleplerinin emlak komisyoncusu / mortgage brokerı ortak kimliğiyle karşılanmasında bazı sorunlar yaşanması olasılığı malesef mevcuttur. Öte yanda, iki grubun beraber sinerji içinde çalışabilmesi için böyle bir beraberlik faydalı olabilir.

Türkiyede bulunan Mortgage Brokerlığı kurslarına katılabilmek için aranan tek bir ön şart “en az lise mezunu olunmasıdır”. Bu kurslar özel dersaneler ve İstanbul Umum Emlak Komisyoncuları Odası gibi emlak odalarının işbirliği ile hazırlanmış MEB tastikli sertifikaların verildiği kurslardır.Bu kursların sonunda bir lisanslama söz konusu değildir ve herhangi bir iş garantisi verilmemektedir. Mortgage Brokerlığı kurslarına katılmanın en önemli getirisi katılımcılara mortgage sektörü ve sektörün dinamikleri hakkında en kapsamlı bilgiye ulaşma imkanı vermesidir.