Bireysel Müşterilerin Keşfi ve Tüketici Finansmanının Doğuşu
Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

Tuketicifinansman.net | 20 Kasım 2017

Yukarı dön

Yukarı

Bireysel Müşterilerin Keşfi ve Tüketici Finansmanının Doğuşu

Editör | Son güncelleme: 11 Ocak 2011

Türkiye’de bankacılık sektörlerini evrelere ayırmak gerektiğinde kesinlikle bir “bireysel müşterilerin keşfi” dönemi adını verebileceğimiz bir evrenin yaşanmış olacağı gerçeğini herkes kabul edecektir.

Bankacılık sektörü Türkiye’de adım adım kendini bulmaya başlamıştır. Bunda da yaşanan ekonomik krizlerin, bu krizlerle sekteye uğrayıp dersler almanın, enflasyonist bir yaşam sürmenin, bu enflasyonist yaşama alışmanın, bunun getirdiği kurallarla yaşamanın, dolayısıyla değişen şartlara adapte olmada zorlanmanın ve sonucunda da asıl faaliyet alanlarının yeni yeni hatırlamanın etkileri büyüktür.

Sahip olduğu alışkanlıkları kırarak yeni mecralar (aslında olması gereken) keşfeden Türk Bankacılığı 1997’den sonra bireysel müşterileri keşfetti. Bundan önce kurumsal müşteri kitlesi ve hazine kağıtları bazlı bir döngüde faaliyetken, ’97 sonrasının olumlu ekonomik seyri bankaların kısıtlı da olsa “alelade” insanların da varlığını hatırlamasıyla biraz olsun kendi kısır döngüsünden kurtulmasına neden oldu. Bankaların –ki o zaman sayıları azımsanmayacak kadar çoktu – bir kısmı bireysel kredileri genel bir ürün olarak kullanmaya başladılar. Bu durum kredi kartlarının da bir çıpa üründen çok, tek başına pazarlanabilen ve hem kar hem de kullanım kolaylığı açısından kolay satılabilen bir ürün olarak görünmesiyle birlikte bireysel bankacılık tarafı daha da gelişmeye devam etti.

2000 ve 2001’de yaşanan olumsuz ekonomik atmosfer, her ne kadar bireysel kredi bacağını da olumsuz etkilese de kredi kartları bayrağı devralarak hızlı gelişim sürecini devam ettirdi. Eklenen yeni özelliklerle kredi kartı tek başına, özellikle belirli bankalardaki bireysel bankacılığın gelişmesindeki en önemli güç oldu ve karlılık anlamında bankaları zıplattı. Bu sonucun oluşmasında sektörün bu bacağının bakirliğinin ve de ürünün birim karlılığının yüksek olmasının etkisi büyüktür. Tabii bir de kredi kartını avantajlı şekilde kullanmaktan bihaber kullanıcıların tecrübesizliğinin.

2000 yılındaki krizden sonra bireysel bankacılık bir süre durağanlaştı, bireysel kredilerin verilme hızı yavaşladı, fakat kredi kartları bir sprinter gibi yoluna devam ediyordu. Öyleki sadece Türkiye’ye özgü olan tüketim davranışlarını kendine uyarlayarak dünyada ilk olan kredi kartı ürünleri çıkarılarak ve teknolojik altyapılar dünya ile yarışacak hale getirilerek bir örnek teşkil edildi. Örneğin dünyada bir ilk olan taksitlendirme yapan, aynı zamanda puan yada bonus kazandıran kredi kartları çıkarıldı. Bunlar tabii ki hem kullanım kolaylığı sağlaması açısından tüketicilerin, hem karlılık ve devamlılık anlamında bankaların, hem de ekominin kayıt altına alınması anlamında devlet kurumlarının memnuniyetini arttıran bir WIN-WIN uygulamasıydı.

Sektör o kadar büyüdü ki düzenlemeler gerektirmeye başladı ve kredi kartları kanunu oluşturuldu. Kanunla birlikte müşterilerin hakları belirlendi, bankalara belirli konularda sınırlamalar getirildi. Bu gelişmeler devam ederken bireysel kredi bacağı da gelişmeye çoktan başlamıştı. Özellikle araba kredileri sektör için kredi kartları gibi önemli bir ürün haline gelmişti. Enflasyonun düşme eğilimine girmesi ve bunun da sürdürülebilen bir seyire oturmasıyla birlikte uzun vadeli krediler de ürün olarak bireysel müşterilere sunulmaya başlandı. Uzun vadeli ev kredileri, çoğu ev sahibi olma hayali kuran birçok insanı ev sahibi yaptı. Enflasyonun düşmesi, vadelerin uzaması bir zincir etkisi yaparak emlak sektörünün de gelişmesine ve sonuç olarak bu yapının da bir üst yapıyla kontrolüne ihtiyaç oluşturdu ve mortgage dediğimiz Türkçe’ye tutsat olarak çevrilen ürünü bir yasayla birlikte ortaya çıkardı.

Bu gelişmeler beraberinde birçok tüketici finansman şirketlerinin oluşmaya başlamasına ve hatta şimdiye kadar sadece kurumsal çalışan leasing şirketlerinin bile artık bireysel müşterilere yönelmeye başlamasına neden oldu ve oluyor. Bundan sonraki süreç, rekabetin artması, yeni ürünlerin ortaya çıkması ile “alelade” insanlar olan ve artık bankaların ve finans kurumlarının ilk hedefi haline gelmiş olan bizler için olumlu bir ortam yaratacaktır. Fakat bu olumlu ortamdan yararlanmak ancak doğru bilgilendirme, bilinçli seçim yapabilme ve kıyas yapmak için gerekli bilgi düzeyine erişebilme ile mümkün olacaktır. Bu sitenin amacı işte bu bilgi düzeyine erişen bilinçli tüketiciler oluşturmayı sağlamaktır. Yapacağımız, sektör takibi, ürün analizleri ile herkesi kendinin finansal danışmanı haline getirmek ve bilinçli tüketiciler yaratmaktır.

Bilgili ve bilinçli tüketici olmak isteyen herkese merhaba.