w w w . T u k e t i c i F i n a n s m a n . n e t

Bono Nedir ? Bono Turleri

Perşembe, Mart 11, 2010 | 0 Yorum »

YatırımVadesi 1 yıldan kısa olan, çıkaran kurum tarafından öngörülen vade sonunda belli bir bedelin ödenmesinin taahhüt edildiği menkul kıymetlere bono denir. Bonolarının vadesi 60 günden az 360 günden fazla olamaz. Bono iktisadi mahiyeti itibari ile kredi vasıtasıdır. Ayrıca ödeme, ispat ve teminat vasıtası olarak da kullanılır.

Bononun mecburi şekil şartları:

* Senet metninde Bono (veya Emre muharrer senet) kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dilde yazılmışsa o dilde bono karşılığı olarak olarak kullanılan kelmeyi,
* Kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödemek vaadini,
* Vadeyi,
* Ödeme yerini,
* Kime ve kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadını,
* Senedin düzenlendiği gün ve yeri,
* Senedi düzenleyenin imzasını, ihtiva eder.

Aşağıda yazılı haller dışında yukarıda yazılı unsurları taşımayan bir senet bono sayılmaz, adi senet sayılır ve ciro ile devri de mümkün olmaz:

* Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenir.
* Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır.
* Düzenlenen yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.

Hazine Bonosu

Hazine Bonoları, T.C. Hazinesi'nin çıkarmış olduğu, bir yıldan kısa vadeli TL veya döviz cinsinden devlet iç borçlanma senetleridir. Hazine Bonolarını vade tarihine kadar elinizde tutarsanız, ana paranın ve faizinin size geri ödenmesi garantilidir.

Altın, Gümüş ve Platin Bonoları

Altın, gümüş ve platin bonoları, İAB üyesi bankalar ile kıymetli maden aracı kurumlarının belli miktarda kıymetli maden cinsinden ihraç ederek iskontolu veya iskontosuz olaraksattıkları menkul kıymetlerdir. Altın, gümüş ve platin bonolarının vadesi 60 günden az 360 günden fazla olamaz.

Halka arz edilmek suretiyle ve iskonto esasına göre satışa sunulan altın, gümüş ve platin bonolarının satışında uygulanacak vadeye uygun iskonto oranları yıllık bazda hesaplanarak, satışın yapılacağı yerlerde satış süresi içerisinde ihraçcı tarafından duyurulur.

Altın, gümüş ve platin bonolarının satış bedeli, esasları izahname ve sirkülerde belirtilmek kaydıyla, Türk Lirası, döviz veya kıymetli maden olarak tahsil edilir. Altın, gümüş ve platin bonolarına ilişkin ödemeler, esasları izahname ve sirkülerde belirtilmek kaydıyla, kıymetli madenin borsasında oluşan ağırlıklı ortalama fiyatı esas alınarak, Türk Lirası veya ödeme tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ilan edilen gösterge niteliğinde döviz satış kuru kullanılmak suretiyle, döviz cinsinden ya da ihraç sırasında fiziki teslim öngörülmüşse kıymetli maden cinsinden aracı kuruluş vasıtasıyla yapılır.

Banka Bonoları

Banka Bonoları, kalkınma ve yatırım bankalarının borçlu sıfatıyla düzenleyip, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kayda alınmasını müteakip ihraç ederek iskonto esasına göre sattıkları menkul kıymetlerdir. Halka arz edilecek olan banka bonolarının vadesi 60 günden az 360 günden fazla olamaz. Tahsisli satılacak banka bonolarının vadesi 15 günden az 360 günden fazla olamaz.

Banka bonoları, kalkınma ve yatırım bankaları tarafından belirlenen vadeye uygun iskonto oranları ile iskonto edilerek bulunan fiyat üzerinden satılır. Halka arz edilmek suretiyle satışa sunulan banka bonolarının satışında uygulanacak vadeye uygun iskonto oranları yıllık bazda hesaplanarak, satışın yapılacağı yerlerde satış süresi içerisinde banka tarafından duyurulur.

Bonoların ikinci el piyasada alım satımı serbesttir. Bu hüküm, bonoları ihraç etmiş olan banka için de geçerlidir. Emre yazılı banka bonoları ile banka garantili bonoların tedavülü için senedin arka yüzünde "beyaz ciro" yapılmış olması ve teslimi yeterlidir. İhraç edilen bonoların üzerinde yazılı bedelleri, vadelerinde bonoları satan banka tarafından ve belirlenen yerlerde ödenir.

Kaynak : TSPAKB

Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır -

Yazının devamı için tıklayın...

Sigorta
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) başvurusu yapmadan önce, konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyen internet kullanıcılarına yardımcı olacağına inandığımız bir makaleyi daha önce sizlerle paylaşmıştık. Bu makaleye duyulan ilgi nedeniyle BES ile ilgili merak eden tüketicilere yardımcı olacağını düşündüğümüz bazı konuları paylaşmaya devam etmek istiyoruz..

Öncelikle şunu ifade etmek isteriz ki, ülkemizde BES hala emekleme aşamasında olan bir finansal sistemdir. Gelişmesi için hala altyapısal birçok değişiklik gereklidir. Tüketicilere BES sistemine girmeyi daha cazip kılacak vergi avantajları, BES’de faaliyet gösteren emeklilik şirketleri tarafından daha fazla fon alternatifleri sunulması bunlardan ilk bakışda bizim aklımıza gelen olması gereken değişiklikler.

Bütün bunlara rağmen sektörde faaliyet gösteren emeklilik şirketlerinin sistemin daha iyi hale getirilmesi konusunda talepkar olması sektörün ulaşmasıi arzu edilen noktaya daha çabuk varacağı sinyallerini net olarak veriyor. Ancak sistemi daha süratli ileri götürecek bir konu da BES' katılan tüketicilerin bu kararı verirken bilinçli bir şekilde yeterli seviyede bilgi sahibi olarak neye imza attıklarının farkında olmaları olacaktır.

BES’e dahil olan tüketiciler anlaşma yaptıkları emeklilik şirketine “Katılım payı” adı altında bir ücret öderler. Bir çok BES üyesi basit bir mantık içersinde bu tutarın tamamının kendi emeklilikleri için yatırıma yönlendirildiği düşünür ancak bu tutarlardan Emeklilik şirketi kendisine yasal olarak verilmiş haklardan yola çıkarak masraf kesintileri yapar. Bugünkü yazımızda bu masraf kesintilerinin ne olduklarına kısaca değinmeye çalışacağız.

Bireysel Emeklilik Masraf Kesintisi 1 : Giriş Aidatı, katılımcıdan veya işvereninden bir kez alınabilinen yasal bir masraftır. BESe girişte veya her yeni bir bireysel emeklilik hesabı açılırken alınır. Bir başka deyişle, bir tüketici ister aynı şirket olsun ister farklı şirket her yeni BES hesabı açmaya karar verdiğinde bireysel emeklilik şirketi bu aidatı almaya hak kazanır. BES giriş aidatı satın alınan ürünün detayında yazan asgari ücretin aylık tutarı kadar bir tutardır. Şirketin tasavvurunda göre girişte peşin olarak veya taksitler halinde bir yıla yayılarak da alınabilir. Bireysel Emeklilik Şirketi sözleşmede yazacak koşullar dahilinde bu ücreti erteleyebilir. Günümüzde Bireysel Emeklilik şirketleri aralarındaki rekabet nedeniyle bu masrafla ilgili farklı uygulamalara gitmektedirler. Emeklilik şirketleri giriş aidatlarını, başlangıçta ve çıkış anında ertelenmiş olmak üzere iki kısımda veya tek seferde katılımcıdan ve/veya katılımcı ad ve hesabına katkı payı ödeyen kişiden mutlaka alır. Yani bir emeklilik şirketi sizden giriş aidatı almıyoruz derse ilk sormanız gereken soru; Peki ne zaman alıyorsunuz? olmalı.


Bireysel Emeklilik Masraf Kesintisi 2 :Yönetim Gideri Kesintisi, ödenen katkıların azami %8’ine tekamül eden bir masraf kesintisidir. Sözleşme yapılan BES planında belirtilen asgari ücretin aylık tutarının dörtte birini aşmamak kaydıyla; birikimler üzerinden fon adedi olarak, sunulan hizmet veya işlem bazında, Katkı payı ödenmesine ara verilmesi halinde, belirli ödeme araçlarının yaratacağı ek masraflarının doğrudan katılımcı tarafından üstlenilmesi gibi hallerde emeklilik şirketi tarafından katılımcının bireysel emeklilik hesaplarındaki fon adetlerinden indirilmesi suretiyle yapılabilmektedir . Tabi emeklilik şirketinin bunu yapabilmesi için bu konunun sözleşmede açık olarak yazılmış olması gerekiyor. Malum Emeklilik şirketleri bu işi para kazanmak için yapıyorlar çalıştırdıkları o kadar adamla ve acentelerle maaş, prim ve komisyon gibi parasal ilişkileri var, dolayısıyla yatırdığınız her yüz liranı 8 lirasını kesmeleri kabul edilebilir. Ancak bu ürünü alan tüketicilerin kaçı ödedikleri her 100 liranın 8 lirasının şirketin cebine gittiğini biliyor önemli olan bu.

Bireysel Emeklilik Masraf Kesintisi 3 : Fon işletim Gideri Kesintisi, Emeklilik şirketi tarafından kesilir. Bu ücretin içerisinde söz konusu fonu yöneten portföy yönetim şirketinin ücreti dahildir. Yasal bir masraftır ve Fon varlıkları üzerinden
günlük azami yüzbinde 10 olarak kesilir. Bu da aşağı yukarı yıllık %3,7’ye denk gelen bir orandır.

Evet tüketici olarak BES’e başvurmadan önce bilmeniz gereken konulardan belki de en önemlisi sisteme yatırıdığınız paralardan ne gibi kesintiler yapıldığıdır. Aksi taktirde zaman içersinde bu kesintileri farkettiğinizde aldatılmışlık hissine kapılabilirsiniz.




Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır -

Yazının devamı için tıklayın...

MortgageYatırımDün Milliyet'te “Uzun Vadeli Yatırım Düşünenler İçin Konut İdeal” başlıklı makalesini gördüğümüzde, her ne kadar bizim görüşlerimizle çelişki işareti verse de, gerçekten yatırımcıları aydınlatmaya yönelik olacağını düşündüğümüz makaleyi incelemeye karar verdik.

Makale “Finansal enstrümanların yanısıra konuta yatırım yapmak da ideal bir seçenek olarak görülüyor” gibi bir umut verici başlıkla ilerleyip, daha sonra ülkemizin önde gelen inşaat firmalarının yönetim kurulu başkanları ve üyelerinin konuyla ilgili olarak yaptıkları açıklamalarla devam edince, söz konusu haberin gazetede çıkacak ilanlara karşılık barter amacıyla yayınlandığını düşündürdü.

Öncelikle makalede olumlu bulduğumuz kısımları yorumlarımızla birlikte sizlerle paylaşmak istiyoruz :

“Krizde dip yapan emlak fiyatları hâlâ bu kayıplarını telafi edebilmiş değil.”

Bu doğru bir yorum. Eğer yakın çevrenizde 2007 – 2008 (ilk çeyreğine kadar) yılları arasında gayrimenkul fiyatlarının sürekli artış gösterdiği ve mortgage kredilerinde piyasa kapmak amacıyla bankaların gözü kapalı rekabet içerisinde kredi verdiği dönemde ev alanlar varsa, neden bahsettiğimizi anlıyorsunuzdur. Bu dönemde konut alanların konutlarının değerleri yüzde 30 ila 40 arasında geriledi. Geçen süre zarfında bu kişiler yüksek maliyetlerle konut almış oldular ve o maliyeti yakalamaları için uzun vadeleri beklemeleri gerekecek gibi gözüküyor. Bu kişilerin tek avantajları, geçen süre zarfında gerileyen mortgage kredisi faiz oranları nedeniyle altına girdikleri borcun maliyetlerini azaltma imkanına sahip olmaları oldu.

Devam etmeden önce ilgili başlıkta geçen “uzun vade” ile neyin kastedildiğinin altını bir kez daha çizmek gerekir. Okulda bize bir takvim yılından az sürelere kısa vade, bir takvim yılından uzun sürelere ise uzun vade olduğu öğretilmişti. Orta vade tanımı bu ikisinin arasında bir yerlerde bulunur ve üzerinde konuşulan faaliyet alanına göre farklılık gösterir.

Ancak parası olanın, emlakta seçici olması gereken bir dönem. İyi hesap kitap yapmak gerekiyor. Satın alınan gayrimenkul ne kadar sürede kendini karşılar? Arsa ve inşaat maliyet toplamı, gayrimenkulü ne için aldığınız gibi soruların cevabını daha baştan belirlemeniz gerekiyor.”

Yeni konut projeleriSöz konusu makalede belki de katıldığımız son bölüm. İçinde bulunduğumuz dönem gerçekten mortgage finansmanı ile konut almak için uygun bir dönem olduğuna dair sinyaller veriyor. Yukarıda bahsettiğimiz şekilde konut fiyatlarında gerileme söz konusu ve konut kredisi faizleri, merkez bankası faiz indirimlerinin de etkisi ile tarihi seviyelere gerilemiş durumda. Tüm bunların üzerine bir de mevduat getirilerinin ne seviyelere gerilediğini düşünürseniz “ev almak için bundan güzel fırsat olmaz” yargısına hemen varabilirsiniz. Ancak mortgage finansmanı ile ev alacakların nihai kararı verirken dikkate almaları gereken başka kriterler de var :

Şu anki hane gelirinin gelecekteki 6 ila 12 ay arasında sekteye uğramadan devam etme olasılığı nedir ? Geleceğe yönelik gelirlerin devamlılığı hakkında şüpheleri olan kişilerin önünde, işsiz geçirebilecek dönemi de tahmin ederek işsizlik sigortası yaptırma seçeneği bulunuyor. Ama işsiz kalma riskini Garanti Emeklilik poliçeleri ile teminat altına almayı düşünüyorsanız “Garanti Emeklilik Kredi Kartı Ödeme Güvencesine Başvurmadan Önce” isimli makalemizi okumanızı tavsiye ediyoruz.

Konut alma kararını hangi ihtiyacı karşılamak için düşünüyorsunuz? İnsanın temel ihtiyaçlarından barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla düşünülüyorsa işsizlik teminatı veren poliçelerden tazminat alabilmek için gerekli şartları öğrenmek gerekiyor. Geleceğe yönelik gelirlerinizi işsizlik sigortası tazminatı ödenmesi için gerekli asgari şartlarını karşılayacak düzeyde görmüyorsanız veya sigorta yaptırmak istemiyorsanız o zaman bu konudaki olasılıklar netleşene kadar beklemek daha doğru karar olabilir.

Konut alım kararı temel ihtiyaçlardan barınma ihtiyacını karşılamak için mi yoksa alternatif getiri sağlamak için mi planlanıyor? Barınma ihtiyacı için konut alımı planlanıyorsa o zaman zaten haberde röportaj veren büyük inşaat şirketlerinin yönetim kurulu başkanları veya üyelerinin önerdiği gibi potansiyel taşıyan tamamlanmamış projelere değil, tamamlanmış projelere yönelmek daha doğru olacaktır, zira içinde bulunduğumuz ekonomik ortamda tamamlanmamış inşaat projeleri oldukça yüksek risk taşıyor. Amaç uzun alternatif getiri sağlamak ise birikimleriniz için kendi risk algınıza uygun bir şekilde yatırım danışmanlarından da destek alarak döviz, altın, tahvil, bono gibi menkul kıymetlerin bulunduğu bir sepet oluşturmanız kısa vadede size daha farklı avantajlar sağlıyacaktır. Bu şekilde sepette bulunan yatırım araçlarında ortalamanın üzerinde getiri sağlarsanız oluşan kazançları ayrı ayrı realize etmenize imkanınız olacaktır.

Saygıdeğer inşaat firmalarının yönetim kurulu başkanları ve üyelerinin bahsettiği uzun vadeli fırsatları değerlendirmeyi düşünüyorsanız, bu projelerin sahip olduğu risklere de ortak olacağınızı bilmeniz gerekir. Zira bu potansiyel getirilerden bahseden firmaların sizlere projelerin gerçek riskleri konusunda doğru söyleyip söylemediklerini firmalar halka açık şirketler olmadıkça bilmenize imkan yok.

Öte yandan kriz ortamları gerçekten fırsatlar yaratır. Gerileyen gayrimenkul fiyatları da konut sahibi olmak konusunda yeterli birikim ve iş güvencesi olan tüketicilere yaşayabileceklerine inandıkları semtlerde buldukları konutlara sahip olma konusunda fırsatlar çıkartabiliyor. Ancak son olarak bir kez daha belirtelim, fırsat yakalayacağım diyerek panik içinde karşınıza fırsat diye çıkarılan yanlış projelere dahil olmak veya konutlara sahip olmak mağduriyetinize sebep olabilir.

Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - “Uzun Vadeli Yatırım Düşünen Konut Alsın” Diyenlere İnanmalı mı ?

Yazının devamı için tıklayın...

YatırımAkfen Holding, 2010 yılının ilk şirket tahvili ihracını gerçekleştiriyor. Yılda iki kere değişken kupon ödemeli olan tahvilin vadesi 2 yıl olacak. Buna göre kupon ödeme tarihleri 3/9/2010, 4/3/2011, 2/9/2011 ve son ödeme tarihi anapara ile birlikte 2/3/2012 olacak.

Tahvil, mevcut gösterge tahvil olan 16/11/2011 vadeli iskontolu devlet tahvilini baz alacak. Yıllık ek getiri oranı ise minimum %2,5; maximum %3,0 olacak.

3-4-5 Mart tarihlerinde talep toplanacak olan tahvilin yıllık bileşik faizi 8 Mart Pazartesi günü netleşecek. Tahvilin yıllık bileşik faizinin, minimum %2,5 ek getiri varsayımı ile bugünkü faiz oranları baz alındığında %11,50 seviyelerinde oluşması bekleniyor.(bkz. Tahvil ve hisse senedinin farkları)

Akfen Holdingİş Yatırım tarafından halka arz edilecek tahvilin toplam büyüklüğü 100 milyon TL ve bu arzın %50’si yurtiçi bireysel yatırımcılara, %50’si ise kurumsal yatırımcılara tahsisli gerçekleştirilecek.

Halka arza katılım göstermek isteyen yatırımcılar İş Yatırım, İş Bankası Şubeleri ve İş Bankası’nın internet bankacılığı ve çağrı merkezleri aracılığı ile talepte bulunabilecekler. Minimum talep miktarı 1000 TL ve üzerine 10 TL ile katları şeklinde olacak.

Ödeme şekilleri nakden ödeme, kıymet blokesi (DİBS, Likit fon) veya döviz blokesi (TCMB tarafından konvertible kabul edilenler) yöntemi ile yapılabilecek. Dağıtım her tahsisat grubu için oransal dağıtım yöntemi ile yapılacak.

Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Akfen Holding Tahvil Halka Arzı Yarın Başlıyor

Yazının devamı için tıklayın...

Kredi KartıEğer şu sıralar kredi kartı başvurusu yapmayı düşünüyorsanız, ING Bank'ın ING Bonus Card için düzenlemiş olduğu Avans Bonus kampanyası ilginizi çekebilir. Kampanya kapsamında 1 Mart - 30 Nisan arasında yapacağınız ING Bonus Card başvurunuzun onaylanması halinde, kartınıza ödemesini 3 ay sonra vade farksız olarak yapmak üzere 2000 TL avans bonus yükleniyor.

Yeni ING Bonus kartınız kampanya kapsamında avans bonus yüklenmiş olarak geliyor. Yüklenecek avans bonus miktarı kart limitiminize göre aşağıdaki şekilde belirlenmiş:

500-749 TL limit aralığı : 100 TL Avans Bonus
750-1.499 TL limit aralığı : 250 TL Avans Bonus
1.500-1.999 TL limit aralığı : 500 TL Avans Bonus
2.000-2.999 TL limit aralığı : 750 TL Avans Bonus
3.000-3.999 TL limit aralığı : 1.000 TL Avans Bonus
4.000-4.999 TL limit aralığı : 1.500 TL Avans Bonus
5.000 ve üzeri TL limit aralığı : 2.000 TL Avans Bonus

Yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi, kampanya sadece yeni kart başvuruları için geçerli. Yani daha önceden bir ING Bonus kartınız varsa kampanyadan yararlanamıyorsunuz. Ayrıca ek kart başvuruları da kampanya dışında tutuluyor ancak dilerseniz ek kartınızla asıl kartınıza yüklenen avans bonusları kullanabiliyorsunuz. Kampanya süresinde bonus kullanmanız halinde, öncelikle biriktirdiğiniz ve kazandığınız bonuslar harcanıyor. Kazandığınız bonuslar bittiğinde avans bonusları kullanmaya başlıyorsunuz.

ING Bank Avans Bonus Kampanyasına Başvurmadan Önce...Kartınıza yüklenmiş olan bonusların hepsini harcamamanız halinde yüklenmiş olan bonuslar başvuru tarihinize göre belirlenmiş olan bir tarihte geri alınıyor. Başvurunuzu Mart ayında yapmanız halinde avans bonusunuz 25 Haziran tarihinde, başvurunuzu Nisan ayında yapmanız halinde ise avans bonusunuz 25 Temmuz tarihinde geri alınıyor.

Kartınıza yüklenmiş olan avans puanları sıfır faizli kredi gibi düşünebilirsiniz. Ancak ker kredide olduğu gibi bu bonusları zamanı geldiğinde bankaya geri ödemeniz gerekiyor. Başvurunuzu Mart ayında yapmanız halinde, 25 Haziran’a kadar kullanılacağınız avans bonuslarınız Temmuz ayında ödenecek şekilde; başvurunuzu Nisan ayında yapmanız halinde ise, 25 Temmuz’a kadar kullandığınız avans bonuslarınız Ağustos ayında ödenecek şekilde ekstrenize harcama olarak yansıtılıyor. Sıfır faiz dedik ama belirtmekte fayda var, normal kredi kartı harcamalarında olduğu gibi, eksterinize yansılıtan avans bonus borcunu geri ödemede gecikme yaşarsanız, kredi faizlerinin çok üzerindeki kredi kartı faizlerine katlanmak durumundasınız.

Türkiye'deki yabancı bankaların ülkemizde faaliyetlerine devam edip etmemeleri konusunu sorguladıkları bir dönemdeyiz. Kampanya, ING Bank CEO'su Hakan Eminsoy'un görevinden ayrılmasından sonra görsel medyada yer alan ilk ING Bonus kampanyası olarak dikkat çekiyor. ING Bank da ülkemizde kalacağı yönünde karar verip, kredi kartı pazar payı konusunda nihayet harekete geçmiş gibi gözüküyor.

Aslında Avans Bonus kampanyası kredi kartı kullanan tüketiciler arasında "Sözünüze Bonus" olarak bilinen kampanyanın yeni kredi kartı başvurusunu arttırmaya yönelik revize edilmiş hali. Daha önce Fortis World Card lansmanının ardından ortaya çıkan Fortis World Sözünüze Fırsat Puan ve TEB'den İlk Ekstreyi Ödeyen Bonus Card kampanyasından daha yaratıcı veya avantajlı olduğunu düşünmesek de, bu kampanyadan da fayda sağlayacak tüketiciler çıkacaktır.

Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - ING Bank 2000 TL Avans Bonus Kampanyasına Başvurmadan Önce...

Yazının devamı için tıklayın...

YatırımHafta başında sizlerle yatırım kategorisi altında tahvil tanımını paylaşmıştık. Yatırımcılar arasında bilinilirliği daha fazla olan hisse senedinin, tavhil ile kıyaslamasının da faydalı olacağını düşündük. Bu yazımızda hisse senedi ve tahvilin hukuksal ve ekonomik açıdan farklarına yer verdik.

Tahviller ve hisse senetlerinin hukuksal açıdan farkları :

1. Tahvil bir borç senedidir. Hisse senedi ise, bir mülkiyet senedidir.

2. Tahvil sahibi, tahvil çıkaran kuruluşun uzun vadeli alacaklısıdır. Hisse senedi sahibi, hisse senedini çıkaran kuruluşun ortağıdır.

3. Tahvil sahibinin bir şirkete sağladığı sermaye yabancı sermayedir. Hisse senedi sahibi, şirkete belli bir oranda sahiptir. Kullandırdığı sermaye özsermayedir.

4. Tahvil sahibi, şirketin aktifi üzerindeki alacağından başka hiçbir hakka sahip değildir.Şirketin yönetimine katılamaz. Buna karşılık, şirketin brüt kârından, önce tahvil sahiplerine faiz ödenir. Bundan sonra, bilanço kâr gösterirse, hisse senetlerine temettü ödenir. Tahvil sahipleri alacaklarını aldıktan sonra, şirketin mal varlığı üzerinde hiçbir hak iddia edemezler. Hisse senedi satın alarak şirketin ortağı olan hak sahipleri, kendilerine tanınan tüm ortaklık haklarından yararlanabilirler.

5. Tahvilde kesin bir vade vardır, bu vade sonunda tahvil sahibi ile şirket arasındaki hukuki ilişki sona erer. Hisse senedinde vade olmadığı gibi, hisse senedi sahibi ile şirket arasındaki ilişki ebedidir, sadece hisse senedinin sahibi değişebilir.

6. Tahvilin getirisi belli ve sabittir. (Değişken faizli tahvillerde faiz oranları ancak iktisadi şartlar değiştiğinde mevzuat değişikliği ile değişebilir.) Hisse senedinin getirisi, hisse senedi değerinde meydana gelen artış ve şirketin dağıtacağı kar payıdır. Ancak senet sahibinin hangi yıl ne kadar gelir elde edeceği, hatta gelir elde edip edemeyeceği belli değildir.

7. Tahviller, mevzuatta itibari değerinin altında bir değerle (iskontolu olarak) ihraç edilebilir. Hisse senetleri, itibari değerin altında bir fiyatla satılamazlar.

Hisse Senedi ve Tahvil Arasındaki Farklar8. Tahviller, şirketler dışında devlet ve belediyeler gibi tüzel kişiliğe sahip kamu kuruluşları tarafından da çıkarılabilir. Birer katılma payını ifade eden hisse senetleri anonim şirketler tarafından ihraç edilebilirler. (Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler de hisse senedi çıkarabilmekte ancak bunlar halka arz yoluyla satılamamaktadır.)

9. Tahviller, bir itfa planı dahilinde itfa edilir. Hisse senetlerinde prensip itibariyle itfa söz konusu değildir. Ancak isteğe bağlı olarak, hisse senetlerinin bir bölümü itfa edilebilir ki, bunun anlamı sermaye azaltımıdır. Hisse senetlerinin tamamen itfası ise, şirketin tasfiyesi demektir.

Tahviller ve hisse senetlerinin ekonomik açıdan farkları

Tahvil ile hisse senedi arasındaki en önemli ekonomik fark risk konusudur. Tahvil sahibi tahvil ihraç eden şirketin kâr-zarar riskine katılmaz. Tahvil sahibi için risk, ancak şirketin tahvil anapara ve faizlerini ödeyemeyecek duruma gelmesi halinde söz konusudur. Bu durumda da, hisse senedine karşı avantajlıdır. Tahvil bir borç senedi olduğuna göre, borcun anapara ve faizleri gereğinde yargı yollarına başvurmak suretiyle tahsil edilebilir. Şirketin iflası veya tasfiyesi halinde de, tasfiyeden öncelikle borçlar ödeneceği için, tahvil sahipleri hisse senedi sahibinden önce alacaklarını alır. Hisse senedi sahipleri ise, ancak şirketin mal varlığından bütün borçlar ödendikten ve tasfiye masrafları çıktıktan sonra, kalanı, hisseleri oranında paylaşırlar.

Yalnız, tahvil alacaklıları icra, iflas ve tasfiyede yeterince korunmuş değillerdir. TTK, tahvili kıymetli evrak saydığı halde, İcra İflas Kanunu tahvili bono, çek ve poliçe gibi mütalaa etmemiş, öncelik bakımından adi borç senedi gibi ticari senetlerin gerisinde bırakmıştır. Türkiye'de Kurul’ca kayda alınan, satışı yapılacak sermaye piyasası araçlarının ih1raç değerinin binde üçü tutarında bir ücret Kurul nezdindeki bir “özel hesaba yatırılmaktadır. Bu kapsamda tahvil ihraçları için de bu ücret yatırılmaktadır. Özel hesap Sermaye Piyasası Kurulu'nun giderlerini karşılamak amacıyla kurulmuştur. Batı ülkelerinde ise, kamu otoritesi tarafından oluşturulan fonlara/hesaplara, her tahvil ihracı dolayısıyla ihraç eden şirketlerce belli bir oranda prim yatırılmakta, tahvil ihraç eden bir şirket tahvillerinin anapara veya faizlerini ödeyemediği takdirde, tahvil sahiplerinin alacakları tamamen veya belli bir oranda bu sigorta fonundan ödenmektedir.

Hisse senedi sahipleri ise tamamen risk altındadır. Bu risklerden biri temettü alıp almama riskidir. Hisse senedi yatırımı tahvillere nazaran daha riskli bir yatırım konusudur.

Tahvil ve hisse senetlerinin önemli bir ekonomik farkı da, tahvillerin sabit gelirli, hisse senetlerinin de değişken gelirli olmasıdır. Tahvillerde faiz oranlarını devlet tayin eder. Faiz oranlarının enflasyonun altında tutulduğu çok görülmüştür. Bu durumda tahvilin gerçek geliri sıfır olabileceği gibi, 1978-1980 yılları arasındaki dönemde görüldüğü gibi negatif hale de gelebilir.

Kaynak : TSPAKB

Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Hisse Senedi ve Tahvil Arasındaki Farklar

Yazının devamı için tıklayın...

Dolar`ın Yükselişi Sürecek mi?

Perşembe, Şubat 25, 2010 | 0 Yorum »

YatırımYatırım görüşlerimiz konusunda iddialı olduğumuzu söyleyemeyiz ama iddiasız olmamız bu konudaki görüşlerimizi paylaşmamıza mani olmuyor. Geçtiğimiz aylarda altın hakkında paylaştığımız yorumlarımızın belli bir kesimin ilgisini çektiğini biliyoruz. Altın fiyatlarında kar realizasyonu yapılması gereken nokta olan 1,200 USD / Ons seviyesinde realizasyon yapmadık çünkü kazanma hırsımız beklentilerimizi yukarı taşıyarak objektif bakmamıza engel oldu.

Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi karışıklık içerisinde dolar bu kısa sürede sağladığı getiri ile alternatif yatırım aracı olarak ışıldamaya başladı. Doların 1.55’e çıkıp 1.547 civarında bulunmasının tek açıklaması siyasi karışıklık. Zira parite açısında dolar lehine bir gelişme söz konusu değil.

Toplum olarak kısa bir hafızamız olduğunu anlatan güzel bir laf vardır : “hafıza-i beşer nisyan ile malüldür”, yani “unutkanlık insan halidir”. O yüzden hatırlatmakta fayda var : Aşağıda görebileceğiniz gibi son bir senede doların geldiği en yüksek seviyelere ulaşılmış değil. Dolayısıyla şu aşamada sıradan vatandaş için pozisyon almak riskli olabilir. Zira hükümet her an “tamamdır biz IMF ile anlaştık” deyip doları yine zaptı rap altına alıp sıradan vatandaşı ofsayta düşürebilir. Öte yandan dolar borcu olan sıradan vatandaşlar borçlarının tutarına bağlı olarak için aylık gelirlerinin yüzde 30’unu aşmayacak bir pozisyon açmayı düşünebilirler ama bu sadece dolardaki sıçrama nedeniyle içi içini yiyen yatırımcıların kafaları rahat etsin diye önerilmiş bir hareket olarak kabul edilmelidir.

Dolar grafiği
Unutmamak gerekir ki içinde bulunduğumuz ortam, deneyimli yatırımcılara daha az deneyimli yatırımcılardan para kazanmak için önemli fırsatlar sağlayacak bir ortam. Bu kişiler ortamın heyecanına kapılarak paralarını kaptıracak daha deneyimsiz yatırımcıları bekliyor olabilirler. Türk ekonomisine bakıldığında dolar hep sıçramalar yapar, o dönemde doğru maliyette pozisyonu olanlar karlarını realize ederlerse güzel getiri sağlarlar. Ama uzun vadede TL getirisi doların hep üzerinde olur. Şu anda dolarda yaşanabilecek büyük artış için potansiyel var diyebilmek için FED’in faiz oranlarını arttırması veya Avrupa Birliği'nde Yunanistan’ın yanına bir kaç ülkenin daha katılacağının sinyalinin alınıyor olması gerektiğini düşünüyoruz.

Öte yandan biz yatırım danışmanlığı hizmeti vermiyoruz. Biz gelişmeleri elimizdeki sınırlı veriler ile nasıl gördüğümüzü paylaşıyoruz. Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; sadece aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulabilir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunan bizlerin kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Dolayısıyla siz siz olun, bilgi çağında üzerinize yağan enformasyon ile heyecana kapılarak pozisyon açmayın. Zira yatırım kararlarınızın günahı da sevabı da sadece size ait olacaktır.

Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Doların Yükselişi Sürecek mi?

Yazının devamı için tıklayın...

w w w . T u k e t i c i F i n a n s m a n . n e t